okunasıcalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
okunasıcalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24.09.2013
Gülümseyerek Ağlamak
Eğer kaçamıyorsan ve başkalarına bağımlıysan gülümseyerek ağlamayı öğreniyorsun.
Mar Adentro Filminden
12.09.2013
Yanlış Anlaşılmak Üzere İhtimaller
Düşündüğünüz,söylemek istediğiniz,söylediğinizi sandığınız,söylediğiniz;karşınızdakinin duymak istediği,duyduğu,anlamak istediği ile anladığını sandığı,anladığı arasında farklar vardır.
Dolayısıyla insanların birbirini yanlış anlaması için en az dokuz ihtimal var.
Sylviane Herpin
Dolayısıyla insanların birbirini yanlış anlaması için en az dokuz ihtimal var.
Sylviane Herpin
8.09.2013
5.09.2013
Zıt Kutuplar
Sadece güller değil, dikenler de var; sadece tatlı değil, acı anlar da var...
Tatlı her zaman acı ile dengelenir, onlar her zaman aynı oranda gelir.
Güller dikenlerle günler gecelerle kışlar yazlarla dengelenir...
Hayat zıt kutuplar arasındaki dengeyi korur...
Onu tüm kederleriyle ve tüm sarhoş edici zevkleriyle yaşa; her ikisi de senindir... *
* OSHO
8.08.2013
Niçin nilüfer?

Niçin nilüfer?Çünkü nilüferin sembolik bir önemi vardır:O,çamurun içinde yetişir.O bir dönüşüm sembolüdür..Çamur pistir,belki kokuyordur; nilüfer hoş kokular yayar ve o kokuşmuş çamurun içinden çıkar.Tam olarak aynı şekilde hayat da kokuşmuş çamurdur ama bir nilüfer olma olasılığı orada gizlidir.Kendi içindeki bilinmeyeni bilmeden başka hiç kimseyi tanıyamazsın.O insanın esrarını çözmek için tek yol,kendi esrarını çözmektir.Gizli katların arkasında başka katlar gizlidir, insan sonsuzluktur.Kendi içinde ne kadar derine inersen bütün bir varoluşta,ayrıca başkalarında da o kadar derine inersin çünkü öz birdir.Çeperse milyonlarcadır oysa öz tektir..
Osho
Yalnız kaldığında özgürsün..

Arthur Schopenhauer - Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar
7.08.2013
5.08.2013
Hayata Anlam Kat
Hayat senin için önceden hazırlanmış değildir.Sen yarattığın hayatı yaşarsın;ona ne koyarsan onu alırsın.Önce ona anlam katmak zorundasın.Ona renk, müzik ve şiir katmalısın.Ancak o zaman yaşıyor olursun.
OSHO
Tutamaklar
Dünyada hepimiz sallantılı,korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz..
Tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır..
Tramvaylardaki tutamaklar gibi..Uzanır tutunurlar..
Kimi zenginliğine tutunur;kimi müdürlüğüne;kimi işine,sanatına..
Çocuklarına tutunanlar vardır..
Herkes kendi tutamağının en iyi,en yüksek olduğuna inanır..
Yusuf Atılgan
1.08.2013
Yaşamıyoruz..

Yaşamıyoruz..
Resimlerimiz,fotoğraflarımız kadar yaşamıyoruz.
Mendilimiz,gömleğimiz kadar yaşamıyoruz.Bir sigara kağıdını şu masaya koy,üstüne bir taş bırak,kapıları kapa ve git ! Üç yüz sene sonra gel,yerinde bulursun.Belki sararmış;belki buruşmuş fakat yine o.Bir sigara kağıdı kadar yaşamıyoruz.Kefenimizden evvel çürüyoruz.
Duyuyorum ! Kulak ver;sen de duyarsın.Toprak altında milyarlarca kurdun;çıtır çıtır dut yapraklarını yiyen milyarlarca ipek böceği gibi milyarlarca ölüyü yediğini duyuyorum.
NECİP FAZIL KISAKÜREK
26.07.2013
Arınan Çamur
Çamurlu su,doğada kat ettiği yol sayesinde arınır.İnsan,yaşamının önüne çıkardıkları sayesinde kemale erer.Sürekli eylem sayesinde en hareketsiz hale kendiliğinden erişilir.
Lao Tzu
22.07.2013
Tebessüm
Bir yüzün güzelliği tebessümde yatar diye düşünüyorum.Eğer gülümseme yüzü daha da çekici kılıyorsa o güzel bir yüzdür.Eğer tebessüme rağmen yüz aynı kalıp değişmiyorsa sıradan bir yüzdür.Eğer tebessüm güzelliği bozuyorsa o yüz çirkindir.
Tolstoy / Çocukluk
Yeniden
Ne kazandığın başarılarda takılı kal ne de hatalarında ısrar et.
Bunların yerine yeniden başla;şimdinin her değerli anında yeniden başla.
N. Donald Walsch
10.07.2013
Dosta Dostça Davranmak

İnsanlar,bağışlandıklarında arsızlaşan bu yüzden onlara yumuşak ve sevecen davranılamayan çocuklara benzerler.Bir dostun ödünç alma isteğini reddetmekle o kişiyi yitirmeyiz ama ödünç istediği şeyi ona vermekle onu çok kolayca yitirebiliriz;bunun gibi,bir dosta karşı gururlu ve onu biraz ihmal edici bir biçimde davranarak onu yitirmeyiz ama ona karşı çok fazla dostça ve kibar davranırsak onu yitiririz çünkü bu davranışımız onu küstah ve katlanılmaz kılacaktır.
Çıkar İlişkileri - Arthur Schopenhauer
5.07.2013
Zihin ve Kalp El Ele
Akıl eğiterek zeka elde edilemez.Daha doğrusu,kişi zihinsel ve duygusal olarak uyum içinde davranırsa zeka ortaya çıkar.
Akıl ile zeka arasında büyük fark vardır.Akıl, düşüncenin duygudan bağımsız olarak çalışmasıdır.Akıl, duyguyu hesaba katmaksızın belirli yönde eğitilirse kişinin engin bir zihin gücü olabilir ama zekası yoktur çünkü zekada hem hissetmek hem de muhakeme için içsel bir yetenek vardır;zekada her iki yetenek de yoğun biçimde ve uyum halinde eşit olarak bulunur.
Çağdaş eğitim,aklı geliştiriyor;sevgi ve şefkatin uyumunu dikkate almadan birçok yaşam açıklaması yapıyor,birçok kuram sunuyor.Böylelikle çatışmadan kaçmak için kurnaz ve usta zihinler geliştirmişiz;sonunda bilim insanları ve filozofların açıklamaları ile tatmin oluyoruz.
Zihin-akıl bu sayısız açıklamadan memnun ama zeka değil çünkü anlayış ve eylem için zihnin ve kalbin tam birliği gerekli..
Jiddu Krishnamurti
Kendinle Savaşma;Barış..
Sen sürekli kendinle savaşıyorsun çünkü sana kendinle ilgili çok aptalca fikirler verildi.Sen ya doğanı,doğa ile olan rahatlığını ya da binlerce yıllık şartlanmışlığını seçmek zorundasın.
Keyif lanetlendi,ciddi olmamak lanetlendi,oyuncu olmak lanetlendi.İnsanlığın tamamı mutlak bir ciddiyete dönüştü ve ciddiyet psikolojik bir rahatsızlıktır.O daha derinlere sızabilir ve ruhunu bile hasta edebilir.Oysa ki dünyada ciddi olmayı gerektirecek hiçbir şey yoktur.
Osho
2.07.2013
Kartallar ve İnsanlar
Kartal,kuş türleri içinde en uzun yaşayanıdır.70 yıla kadar yaşayan kartallar vardır.Ancak bu yaşa ulaşmak için 40 yaşındayken çok ciddi ve zor bir karar vermek zorundadır.
Kartalın yaşı 40′a vardığında pençeleri sertleşir,esnekliğini yitirir ve bu nedenle de beslenmesini sağladığı avlarını kavrayıp tutamaz duruma gelir.Gagası uzar ve göğsüne doğru kıvrılır.Kanatları yaşlanır ve ağırlaşır.Tüyleri kartlaşır ve kalınlaşır.
Artık kartalın uçması iyice zorlaşmıştır.Dolayısıyla kartal burada iki seçimden birini yapmak zorundadır;ya ölümü seçecektir ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecini göğüsleyecektir.
Bu yeniden doğuş süreci 150 gün kadar sürecektir.
Bu yönde karar verirse kartal bir dağın tepesine uçar ve orada bir kaya duvarda, artık uçmasına gerek olmayan bir yerde yuvasında kalır.Bu uygun yeri bulduktan sonra kartal gagasını sert bir şekilde kayaya vurmaya başlar.En sonunda kartalın gagası yerinden sökülür ve düşer.Kartal,bir süre yeni gagasının çıkmasını bekler.Gagası çıktıktan sonra bu yeni gaga ile pençelerini yerinden söker ve çıkarır.Yeni pençeleri çıkınca kartal bu kez eski kartlaşmış tüylerini yolmaya başlar.5 ay sonra kartal,kendisine 20 yıl veya daha uzun süreli bir yaşam bağışlayan meşhur yeniden doğuş uçuşunu yapmaya hazır duruma gelir.
Kendi yaşamımızda sık sık bir yeniden doğuş süreci yaşamak zorunda kalırız.Zafer uçuşunu sürdürmek için bize acı veren eski alışkanlıklarımızdan,geleneklerimizden ve anılarımızdan kurtulmak zorundayız.
Ancak geçmişin gereksiz safrasından kurtulduğumuzda deneyimlerimizin yeniden doğuşumuzun getireceği olağanüstü sonuçlarından tam olarak yararlanabiliriz.
National Geographic & Kartallar ve İnsanlar
26.06.2013
Önemli olan nedir?

Hazır olun ya da olmayın;bir gün sona geleceksiniz.O gün geldiğinde zenginliğiniz,hıncınız,kininiz,öfkeleriniz,hayal kırıklarınız,umutlarınız,tutkularınız,planlarınız ve yapmak istediklerinizin hiçbir önemi kalmayacak..
Öyleyse önemli olan nedir?Yaşadığımız günlerin değeri neyle ölçülür?
● Önemli olan ne aldığınız değil;ne verdiğinizdir.
● Önemli olan öğrendikleriniz değil;öğrettiklerinizdir.
● Önemli olan doğruluk,dürüstlük,merhamet,fedakarlık ve cesaretle atmış olduğumuz her adımla başka yaşamları zenginleştirmiş olmanızdır.
● Önemli olan yetenekleriniz değil;karakterinizdir.
● Önemli olan diğer insanları yüreklendiren onların sizi takip etmesini sağlayan örnek bir insan olmaktır.
● Önemli olan kaç kişi tanıdığınız değil;siz gittiğinizde ebedi bir yoksunluk hissedecek olan insanların sayısıdır.
● Önemli olan hatıralarınız değil;sizi sevenlerin kalbinde yaşayacak olan hatıralarınızdır.
● Önemli olan ne kadar uzun süre hatırlanacağınız değil;kimler tarafından ne şekilde hatırlanacağınızdır.
● Önemli bir hayat yaşamak rastlantıyla olmaz.
● Önemli olan koşullar değil;seçimlerinizdir.
● Önemli bir hayat yaşamayı seçin..
Michael Josephson
25.06.2013
Sağ ve Sol Beynin Şifreleri
SAĞ VE SOL BEYNİN ŞİFRELERİ
Yapılan araştırmalar her geçen gün beyin ile ilgili yeni bilgiler veriyor.Kişinin duygularını tanıması ve beynini doğru yönlendirmesi de giderek önem kazanıyor.
Sol beyin ’eğer’ ve ’fakat’ der.
Bugün artık biliyoruz ki sol beyin,kelime ve sayılarla ilgilenen sağ beyne nazaran geçmişin üzerinde daha çok duran beyin alanıdır.Bu alanın özellikleri;soğuk,keskin,köşeli,mesafeli ve sert olması katı kurallarının bulunmasıdır.Sol beyin ’eğer’ ve ’fakat’ sözlerini çok kullanır.Bu iki kelime hemen karar vermemeyi ifade eder.Beynin sol tarafı,bir şeyi anlamaya çalışırken aynı zamanda ertelemeye de yatkındır.Ayrıca benmerkezci olma eğilimindedir.Kendisini mutlu edecek şeyleri önemser.Bu sebeple de kendisi önceliklidir.Erkeklerin sol beyinleri baskın çalıştığı için benmerkezci yanları baskındır.Beynin sol kısmı,iradeyi mantıksal olarak kullanır.
Sağ beyin duygusaldır!
Sol beyin, yeni fikirlere açık değildir. Koruyucu, tutucu ve savunucudur. Oysa sağ beyin farklılıklara gebedir. Deneme yanılmayla karar verir. Duygusal alanlarla ilgili olduğu için istekleri hemen olsun ister. Stratejik düşünmek yerine, taktik bulur. Arzularını ertelemekten hoşlanmaz. Hızlı karar verip harekete geçmek eğilimindedir, acelecidir.
Sol beyin eril;sağ beyin dişildir.
Sol beyin,yeni fikirlere açık değildir.Koruyucu,tutucu ve savunucudur.Sağ beyin farklılıklara gebedir.Deneme yanılmayla karar verir.Sol beyin sayı ve rakamlarla ilgilenirken sağ beynin ilgi alanı daha çok görsel konulardan ve zevklerden oluşur.Estetik kaygılar sağ beyinde etkilidir.
Sağ beyin sevgiye göre karar verir!
Sağ beyni baskın çalışan kişiler iradelerine duygularını katarlar.Bir insanla iş yaparken ya da onun hakkında karar verirken kâr-zarar analizi yapmaktan çok,onu sevip sevmediklerini ölçü alırlar.İnsanları analiz ederken;"O beni çok sever." ya da;"Ben onu çok severim." diyerek referanslarının duygu olduğunu belli ederler.
Sağ beyin niyete;sol beyin sürece bakar.
Sol beyinde niyet önemli değildir.Sürece ve sonuca bakar.Sağ beyin ise niyete göre hareket eder.Sol beyin hayal kurmaz ama sağ beyin hayalcidir.Yine sağ beyin sezgilere çok değer verir.Beyin görüntüleme çalışmalarında sol beynin görsel unsurlara hızlı tepki verdiği ortaya çıkmıştır.Oysa sağ beyin duygusal sayılabilecek uyarılara daha çabuk cevap vermektedir.
Sağ beyin sempatik;ön beyin empatiktir.
Sol beynin önceliği kendisindeyken sağ beynin önceliği başkalarındadır.Oysa ön beyin,önceliğin kendisinde mi yoksa başkalarında mı olacağını hangi şartta nasıl tercihler yapacağını iyi belirler.Ön beyin empatik düşünür.Mesela;sol beyniyle düşünen bir kimse karşısındakine yol tarif ederken yönleri kendisine göre tarif eder."Sola gideceksin." dediğinde bu sol taraf kendi soludur.Oysa empati yapabilen insan karşı tarafın yönünü dikkate alır.
Sol gerçekleri;sağ beyin duyguları analiz eder.
Sağ beyin pembe düşler görür.Gerçeklerden uzak hayaller kurmak onun işidir.Sol beyin ise hayali ve sezgileri önemsemez,kullanmaz.Sağ beyin dişil özellikler barındırdığı için sezgisel düşünmeye yatkındır ve sezgilerinde çoğunlukla haklı çıkar.Ön beyin ise sezgileri süzgeçten geçirerek kullanır.Her hissettiğini doğru kabul eden sağ beyne mukabil,ön beyin sezgilerinin doğru olup olmadığını anlamaya çalışır.Sol beyin gerçekleri,sağ beyin duyguları,ön beyin ise doğruları analiz eder ve öncelik verir.
Sol beyinde erkeksi özellikler baskın!
Sağ beyin duygusal kararlar verdiği için bu kararları inanarak vermek ister.Sol beyin,inanamasa da karar vermekten yanadır.Sol beyin tekil ve erildir.Yani erkeksi özellikleri baskındır.Sağ beyin ise çoğulcudur ve dişil özellikleri vardır.Sol beyin anlamaya çalışırken sağ beyin hissetmek için uğraşır.Sol beyin karşılaştığı olaylarda çıkarı doğrultusunda tepkiler verirken sağ beyin sempatik bir bakışıyla yaklaşır.Yani kendini hemen olaya kaptırır.Sağ beyni baskın çalışan kimse,birisi ağladığı zaman onunla beraber ağlar.Kendisinden çok başkalarını mutlu etmeye uğraşır.Kadınlarda bu özelliğe sık rastlanır,kadınların şefkat duyguları yoğundur ve iyi annelik yaparlar.
Prof.Dr. Nevzat Tarhan
23.06.2013
Karma
Her insan,doğumdan itibaren belirli bir 'karma';belirli insan ve olaylar ile çevrilmiştir.Ve doğasına,eğitimine,zevk ve alışkanlıklarına uygun olarak dışarıdaki şeylere,insanlara ve olaylara karşı bir tutum benimser.Kişinin tutumu değişmeden kaldığı sürece,insanlar,şeyler ve olaylar da değişmeden kalır -yani mevcut karmasına uygun olarak.Eğer 'karma'sından memnun değilse yeni ve bilinmeyen bir şey istiyorsa sahip olduklarına karşı tutumunu değiştirmelidir ve ondan sonra yeni olaylar gelecektir.
Maurice Nicoll
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



.jpg)






