hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25.03.2013

İyisi mi cahil kalın..






  Cahil kalın.Öğretmen,doktor,mimar,vb. olun.Hatta bazen ünlü düşünün.Ama sakın öğrenmeyin.Mutlaka okuyun.Ama numaradan,pratikten,el yordamıyla cahil kalmak için okuyun.Çünkü cahillikten çıkmak için bir meslek edinmeniz şart.Eğer bu mesleklerden edindiyseniz sizin için yeterli.Çünkü kimisi için etiket cahilliğini örtebilir.Ama kastettiğimiz sadece okuma yazmaya meslek edinmeye yönelik eğitilmekse..

  Çünkü eğitilmek doğuştan başlar.Sormayla merakla bazen yoklukla bazen varlıkla..Çünkü ben şunu anladım.Hangi konuda hassassam karşımdakini de öyle sandım.Benim canımı acıtanın onun da canını acıtacağını sandım.Ben ne kadar fedakârlık yaparsam mutluluğu tamamlar sandım.Ve dikkat ederseniz birçok kesim ve belki de entel denen camia yazımı okusaydı;çok acıtasyon bulurlardı.Ama şimdi böyle hissediyorum.Bu soylu kesim,bu tip konuşmaları daha dinlemeden alaturka bulabilir.İşte kastettiğim buydu.Yani bir grup insan kendi içinde birtakım gettolar oluşturmuş kro,avam,gericilik,vs. kelimeleri ağızlarına sakız etmiş durumdalar.Ve onların tabiriyle;halk denen kesim dört duvar okumamış hayata emek vermiş ve fiilen eğitim görmüş ve ölene kadar sürecek muhasebe yapabilecek hayatın ona sunduğu öğretmenle yaşam boyu öğrenmeye devam edecektir.Ve onlar bu beğenmedikleri topluluğu her daim reddedebilirler.Ama anlayamadıkları bir şey var.Kimliklerini bu tip topluluklara borçlular.Şu içinde bulundukları mevkiler beğenmedikleri toplumlara hizmet vermek için..

  Sözüm ona okuyup adam olurlar.Ama gelişmiş bir insan olamazlar.Çünkü bunun için ilk önce inanan olmak lazım.Yaradana ve onun yarattıklarına dünyaya gönderdiği-adına üzüntü,sıkıntı,varlık,yokluk,düşmek kalkmak kibir,acı,vs. denen- öğretmenlerimize inanmak..Bunları reddettiğimiz sürece bize hiçbir şekilde isim verilemez.Çünkü öğretmen ve öğrenci olmadan önce hepimizin ilk önce mümin ismini alması lazım.Dünyevi ihtiyaçlarımızı giderebilmek saygın meslekler edinebilmek sözüm ona daha çok para kazanabilmek için okumaya tamam ama adam olmak için okumaktan ziyade ilk önce iman asıl olan.Çocuklarımıza ne kadar çok mal,mülk bırakacağımızı düşünmek de güzel.Ama onlara mirasımız ilk önce güzel ahlak,utançtan uzak;Allah'a yakın,'O'nu hatırlatan bir hayat olsun.Çünkü hayat öğretiyor..

Bilmek istemiyorum..

     

  Bugün ne kadar yorgun hissediyorum..Bir çıkış yolu arıyorum.Bir ceviz misaline döndüm.Kırılması zor;içindeki değerli..Kendi içimde kayboluyorum.Karanlığın içine üzülüyorum.Görebiliyorum içimdeki o karmaşadan oluşmuş labirentleri..Girmeye bile cesaret edemiyorum.Neden,biliyor musun çünkü her aradığımda yolumu hep buluyorum.Merak etmek istiyorum.Soru sormak cevabını veremesinler istiyorum.Adalet istiyorum ama dünyanın bir yerinde adalet isterler diye korkuyorum.Elektrikler sönsün istiyorum ve karanlık yetmezmişçesine gözlerimi kapatmak ve açmamak istiyorum.Ve dert yanmak istiyorum.Ve karşımdaki,derdin ne olduğunu bilmesin istiyorum.Konuşmak istiyorum.Ve sormak istiyorum.Bana bilmediklerimi anlatsınlar istiyorum.Karşı çıksınlar istiyorum.Nasihat etsinler ve beni inandırsınlar istiyorum. Ve korkularımın aslında beynimin bana oyunu olduğunu birisinin söylemesini istiyorum.Ama bunları bana tuzu kuru çamaşırı beyaz başı dik birisinin söylemesini istiyorum.Ve ben ona sadece kahkahayla gülmek gülmek ve gülelim istiyorum..

Kirlenmek Güzeldir..



  Bugün yine açtım ağzımı,yumdum gözümü..Bugün izin verdim kendime..Hani olur da bir annenin çocuklarını güzel bir parka götürüp;'Hadi oynayın,bir saatiniz var.Kirlenin kumlarda..Düşe kalka oynayın istediğiniz gibi..Düşünmeyin;şekliniz şemaliniz bozulur diye.' demesi gibi..İşte ben de bazen böyle yapıyorum.Beynimi bütün inançlardan ayırıp özgürce bırakıyorum.Öfkemi,korkularımı,şüphelerimi ve alabildiğince sesimi boşluğa bırakıyorum.


  Onlara bir set örmedim.Öfkemden herkes nasibini aldı.İçinde bulunduğum durumdan onların sorumlu olduğunu haykırdım onlara.Kim aklıma geldiyse,buna dağlar da taşlar da dahil,onları suçladım.İlk önce en yakınımdakileri..Daha sonra düşündüklerimi..Sonra da tetikleyenleri..Dedim ya;herkesi,her şeyi..Bugün yine izin verdim kendime.Bırak olgun olmayı inancı,tabuları;hepsini bir anlığına rafa kaldırdım.Bir sürü keşkeler buldum.'Keşke onları görmeseydim.','Keşke oraya gitmeseydim.','Keşke onu tanımasaydım.' Keşke,keşke..Oturdum,yetmedi;öfkemi yenemedim.Daha da kızdım kendime.Camdan dışarı baktım.Kimi gördüysem eleştirdim;buna kuşlar,düşen bir yaprak,gökyüzü,yağmur da dahil.Çünkü onlar benim en yakınımdakiler..Çünkü onlar da benim şahidimdi..Sanki bana yeteceklermiş dur gitme diyeceklermiş bunu kendine yapma diye beni uyaracaklarmış gibi onlardan medet umdum.

  İzin verdim kendime.Hayal ettim güzel bir yer,güzel bir ağaç ve o ağacın altına oturdum;düşündüm yapayalnız olduğumu kaderin eksenimde döndüğünü ve ağzımdan çıkan her kelimenin bekçisi olduğunu seni değil de yaşayacaklarının koruyucusuymuş gibi..Pusuda hazır beklercesine acımasızca nasıl da sana baktığını ne yaşayacağını bilircesine..Gücünü sınarcasına onun işine ne yarayacaksa benim ağladığım ya da güldüğüm korkum ya da cesaretim..Ne kadar da emin kendinden;hayatımızı irdeleyip ters yüz ederken ne kadar da memnun..

  İşte böyle bugün kendime izin verdim.Dedim ya;düşüncelerimi tamamen soyutladım.Hani parktaki çocuklar gibi ben de saldım düşüncelerimi;'Kirlenin düşe kalka..Şekli şemali düşünmeyin.Özgürce oynayın ve sonra n'asılsa geri dönecek çocuklar eve;düşünceler beyne..' Yeniden kaldığın yerden yaşamaya,şükretmeye,hamdetmeye,tövbeye ve kaderciliğe devam..Gücün ne kadarsa işte öyle..


               

Sözün Özü




  Sana bakıyorum;özünü biliyorum,sözünü biliyorum.Kim gibi davranıyorsun,ne olmak istiyorsun?Boşuna debeleniyorsun.Rahat ol;herkese düşman gibi bakma.İnan;onun da korkuları var,takma kafana..Sembollere takılma,donanımlı ol.Bazen sus ve dinle.Bazen anlat,dürüst olmaktan korkma.Yalan olup sahte dostlar edinmek yerine gerçek olup özü sözü bir dostlar edin.Bırak kızdırsınlar seni;bazen sen de onları..Düşündürsünler seni;emek ver kendine.Bazen hiç konuşma,ara ver;ihtiyacın olduğunda test et.Kendine dürüst ol;kendini eleştir.Egolarından uzaklaş ve ara onları.Ruhunu rahat bırak;kendi kompleksli bedeninden ayır onu.Yukarıdan bak kendine,hala bir savaş içinde olduğunu gör artık.Layık olduğu yere ulaştır onu.Çünkü yaradanın dizayn ettiği canlı mutlak bir doğruya gider..

  Kendini heba etme,boş işlere meyil verme.Unutma,her şey aslına döner.Kendini olmadığın bir insan haline getirme,fazla gerilme;çabuk kırılırsın..Karşındakini tanımadan hüküm verme.Alaya alma.İftira etme.Sen olabilmek için ihtiyacın olan sadece zaman.Ayrıca iyi bir insan olmak için erdemli,ahlaklı ve sabırlı olmak yeterli.Zaten bunlar sende varsa gerisi sembollere kalmış.Ben seni zaten biliyorum işte ama hissettirdiğin kadarını..Biz zaten bizi biliyoruz,değil mi..

İstiyoruz;karşılığında ne veriyoruz?




  Nasıl bir dünya istiyorum,biliyor musunuz?Hadi gelin,bir yolculuğa çıkalım hiç bir vasıta gerekmeden..Yaşar mıyım,ölür müyüm düşünmeden..Döner miyim,bulur muyum geride bıraktıklarımı ya da özlenir miyim;ağlanır mı peşimden,eksikliğim hissedilir mi ya da anılır mıyım kötü kötü,kaygılanır mı birileri benim için?Sürekli yaşanır mı bu paranoya?İşte ya bir saniye ya da son nefesine kadar sürecek bir yolculuk..

  İstediğim bir dünya asla böyle değil;keşkelerin olduğu şüphelerin kol gezdiği samimiyetsiz insan kirliliği..Ya ne oluyor size?Hepimiz Havva ile Adem'den yaratıldık..Kimi kime anlatıyorsunuz?Sen bensin;ben senim bazen..Bazen sen mutlu bazen ben..Hayat gönülsüz bir köşe kapmaca oyunu sunar bize..Takma kafana..Yeri gelir,ben senin derdine ortak olurum;yeri gelir,sen..Sakın gocunma lütfen;gocunduğun yerde bulursun beni..Üzülürsün ya da üzülmezsin belki..Saklama derdini,paylaş..Böbürlenme mutluluğunda..İnan ki samimiysen dostların da senin gibi olur ama değilsen aynalar dostun olur.Sinsi olma;yalanlarla yaşarsın.Çok da açık sözlü olma;kendinden sen bile kaçarsın.Denge ve adalet üstüne kurulmuş dünya..Kendine bir doğa seç seni anlatan.Çünkü her insanın bir kurgusu var..Belki de sen bir rüzgarsın ılık ılık esen ya da bir gökyüzüsün maviliği ve beyazlığı en güzel anlatan..Belki de gecesin gündüzü örten ya da hepsi;bazen esen gürleyen..Sen bir fıtratsın,zorlama.Sen ol yeter ama ne olur geç kalma.Keşkelere boğulma;doğru karar ver.Düşünmeden yaşamak yaşadıktan sonra düşündürür.Gerçekten acı olan aslında bu.Çünkü en zoru insanın kendisine hesap vermesi..Sadece sen sana merhamet gösterir ya da asla affetmez seni..Yoksa başkaları dediğimiz kesim aslında biziz.

 Sadece görevinizi yapın.Dünyaya gelmek bir emirse yaşamak mecburi bir eylem;yaşayın,yaşatın.Varlığımız ya karanlıktan sonra bir ışık olur ya da onu göremeyen bir nankör..

24.03.2013

Doğanın İnsanı



  Şekilcilik ve dar görüşlülük;insanın harika yaratılışının önüne demirden perdeler örter.İnsan baksa da duysa da dokunsa da elindeki varlığı yüzyıllar boyu geçmişe bırakır.Gelecek ancak hoşgörüyle dünyayı sarabilir;sessiz olduğumuzda evrenin kendine ait çıkardığı bütün sesleri keşfedebilir ve duyabiliriz.Müzik;kalp ritmimizden ayak seslerimize yağmur sesinden rüzgar uğultusuna kadar insanı anlatır.Doğa insan;insan doğadır..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...