mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mutluluk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25.03.2013

Profesyonel İnsan





  Hişt,pişt! Or'da mısınız?Yandınız o zaman..Yine ben..Bu akşam şikayetlerim dile geldi.Beni kimler dinlerse yaşamı onlara şikayet ediyorum.Benimle mukabele edebilecek biri var mı?


  Çok zor diyorum;çok zor,çok zor..İyi kalmak çok zor..Kolayı da var bunun.Alabildiğine kötü olmak..Bağırmak sorun çıkartmak kırmak dökmek yani kısacası parçalamak hayatı..Ayağımın altında ezmek..Bütün yanlışlarımla yol almak..Karanlık bir ormanda pili bitmiş bir fenerle ne kadar gidilebilirse..Bir yanım gülüyor;bir yanım feryat figan.."Hah!"..Tam;"Aradığım adresi buldum.."derken kaybettiğim şehirlerim..Tam da bütün dağları,uzak diyarları aşmayı isterken akabinde bir arpa boyu ileriye;bir ömür hep geriye,geriye..

  Gelişmiyorlar;öyle bakıyorlar..İstiyorlar;vampir gibi yaşamın kanını emiyorlar..Törpülüyorlar;hayallerini,gençliğini,tekrar doğuşunu,yaratıcılığını öldürüyorlar..Seni,beni,onu,vs. inkar ediyorlar..Yaratılış özelliğini,yolculuğunu,bulmayı umduğunu hep geceltiyorlar..Duyguların tavan yaptığı anda;"Rahmaniyim.Tamam,şimdi.."..İstemediğim;irkildiğim çirkin renkler,korkutucu atmosfer..İşte o zaman;"Şeytaniyim."..

  Hep toplamalıyım dağınıklıklarımı..Kendim zor gelmez bana..Eksenimde her an döndüğüm fırtınalarım,depremlerim,üzüm üzüme baka baka kararır misali ektiğim nefretlerim,biçtiğim şüphelerim çok sadık bir uşak gibi yıllarca peşimde..Ben yolculuktayım.Uzun süreli bir kabustayım.Uzatmaları oynamaktayım.Çok zor;iyi kalmak..Hele bir de farkettiler mi otuz iki dişimi gösterdiğimi;hasetçilerin gözündeyim.Çaktırmadan mutluluk yakalamak benim profesyonelliğim.Çünkü ben eğitiliyorum.Çünkü ustam çetin,katı;hiç göz açtırmıyor,hiç yüz vermiyor.Benden bir şey istiyor.Ama ben henüz bir olamadım.Ben toparlanamadım.Düşüncelerim bütün evreni geziyor.Her yeri tecrübe ediyor.Her duyguyu hissedebiliyor.Ve vakti geldiğinde tekrar bedende yer buluyor.Bunları düşünebiliyorum.Bunları ifade edebiliyorum.Uzakta ne varsa -dert,keder;mutluluk- anlayabiliyorum da yakınımdakileri algılayamıyorum bile..Çok zor;iyi kalmak..İyiyim;anlatabildiğim kadar..Düşünebildiğim,görebildiğim kadar..Ve her gün güneş tekrar doğduğunda sen de hazırsın şunları duymaya;"Yapamadım;sen yap..","Giyemedim;sen giydir..","İlaçlarım ner'de?","Hey,suyum ner'de?","Acıktım,yemek yap..","Bu bana iyi bakmıyor..","Ya benden bir şey olmayacak..","Banane,ben yapmayacağım..".Yani senden beklenenler..Ve yine çok zor;olmadığında olamayacağını bildiğin senler..Ben profesyonelim;yine bulurum,çaktırmadan mutlu olurum..Çünkü görürlerse otuz iki dişimi;yüz alırlar,başıma çıkarlar,şımarırlar..Küçülürsün,değersizleşirsin ve zorlanırsın.Çaktırmadan iyi kal..Yaşama yüz verme o kadar..

Sessizce uzaklaş or'dan..





  Lütfen acele edin iyilikte;kötülükte aheste..Zaman sinsice içimize işlemekte..Senediniz mi var yarına çıkmaya?Bu ne rahatlık;plan,proje..Bazımız Avrupai takılır.Bazımız tamamen kültüre bakınır.Kimliksiziz..Biz neyiz,kimiz,kaç kişiyiz?Neden,niye bu vurdumduymazlık?Ne arıyoruz;ne anlıyoruz?Hayallerimiz sadece soyut;yaşadıklarımız sadece somut..Canımızı acıtınca hayat,verdiğimiz tepki..İşte gerçekte buyuz.

  Acıyla yoğrulurken nefret,isyan,keder;mutlulukla bezenirken neşe,sevgi,huzur dolar insan.Yani her şey geçici..Sabır bizim zırhımız gibi.Yakaladığında o anı yani mutluluğu içinde olabildiğince yaşa.Olabildiğince kalbinde ve beyninde onu depola.Çünkü bir gün tekrar lazım olduğunda onu kullan;o anı hatırla.Sonra biriktir mutlulukları nerede olursan ol ve değerlendir.Hüzünlü olduğunda çıkar onun karşısına;savaştır onları.Savaşı kazandırmak istediğini biriktir ve ona galip getir.Ve unutma;belki ilerisi olmayacak.Çok fazla plan yapma..Sakin ol ve ritme uy..Fazla debelenme..Kendini programlama..Çünkü senin rolün belli..Kendini ara ve onu bul..Kendini küçümseme ve devam et..Hayatın planını bozma..Sadece düştüğünde kalkabiliyorsan yeniden başlamak için hazırsın demektir.Etrafına dikkatlice bak.Seni mutlu eden ve seni sen yapan ne varsa onları yanında tut.Ve onlar da seni yanında tutsun.Etrafında negatif,kırıcı,karanlık ne varsa sessizce uzaklaş oradan..Sen öyleysen tekrar aynı şeyi yap ve kendini geliştir..

O Kul ve Dünya





  Geçenlerde karanlık bir yolda,bir ağacın altında küçük bir çocuğa rastladım. Ellerini dizlerinin üstüne koymuş,kara kara düşünüyordu. Sanki dünya batmış da o altında kalmış. Ve sadece biraz daha nefes almak istiyordu;biraz daha yaşamak,eğlenmek,hoplamak,zıplamak... Acelesi vardı sanki;eksik bir şeyler,tamamlamaya çalıştığı yarım kalan işler... Onun için önemliydi tamamlanmak,yarım kalmamak... 

  Ona dedim ki; "Sen zaten yarımsın,eksiksin;eksik kalacaksın. Sakin ol,kendini sağlam bir yere çek ve bırak,hayat aksın... Sen zaten hayatın önemli bir parçasısın. Sen kımıldadığında,küçük bir çakıl tanesi gibi yuvarlandıkça uygun bir yerde duracaksın. Bazen akan duru sular gibi yolunu bulacaksın ve başka eksik olanın diğer yarısı olup,hayata ahenk katıp yaşam bulacaksın. Aradığın neyse... Ve anlayacaksın;sen başkasının hayal ettiği özleneni olacaksın..

  Ümidini kaybetme. Nefes aldığın sürece yaşamın sana ihtiyacı var. Sen önemlisin,bir bütünün eşit parçalarından birisin. Senin de tamamlanman için önce eksilmen lazım. Ve fark et;mutluluğun evresi yok,zamanı yok,mekanı yok. Ömür dediğin,metreyle ya da kiloyla değil;sadece şimdi... Ara,bul;sakın başkasınınkine göz koyma,çünkü herkes farklı şeylerle mutlu olur. Dene lütfen başkasını mutlu etmeyi... Onun gözlerine bak,o gülümsemeyi gör ve oluştur sevgiyi,dostluğu... Kuru kalabalığı boş ver. Sen hep yağmuru sev,yağmurda ıslan;kederlerinden arın. 

  Bazen yalnızlığı tercih et. Yenilen... Geliş... Oku... Seyret... Düşün... Empati yap... Affet... Özür dile... Ve yaşamı renksiz bırakma... Kendine şans ver. Alçak gönüllü ve merhametli ol. Bu donanım sende oluştukça sen bile sana hayran olacaksın. Ama unutma;hatalarınla yaşam boyu yoğrulacaksın ve sen en sonunda o kul olacaksın. Sen,'okul'un ekseninde döneceksin ve o kullarda senin... Eğiteceksin,eğitileceğiz. Bizler Yaradan'ın yarattığı o kullarız,biz dünyayız...".

24.03.2013

Mutluluk ve Uyuyan Nefis





  Ne kadar tuhaf;düşmanı hep dışarıda aramak.Onları,şunları,bunları,diğerleri diyerek içimizdeki Firavun,Nemrut ve benzeri olan daha popüler Hitler düşünce sistemiyle bencilliğin adını çok daha çeşitlendirebiliriz.Bu isimleri;insan denen düşünen canlının,dünyasında barındırdığını biliyoruz.Akıllı ve sağlıklı bir düşünce sistemindeki bu kirli düşünceler,ister adı bencillik olsun ister zorbalık ya da katliam gibi eylemler kişinin dünyasında zaten var olandır ve bu gücünü nerede kullanıp kullanamayacağı kendisine bağlıdır yani yaradılışına,yaşam şekline,öğrendiklerine,ne anladığına..Ve daha sonra tatbik aşamasına geçer.Şöyle de diyebiliriz;sonuçta insan doyumsuz bir şekilde mutluluğu arar.Ancak sadece onu(mutluluğu) ahlaki,vicdani ve insani düşünen bireyler elde eder..

Küçük İnsanlar





  Farkediyor musunuz?Etrafınıza hiç baktınız mı?Hayatınızı hiç sorguluyor musunuz?Neyin planını yapıyorsunuz?Ya da kime plan yapıyorsunuz?Hayatın neresindesiniz?Hiç birini mutlu ettiniz mi?Birisi için emek verdiniz mi?Varlığınızla yaşama ne kattınız?Hep mutlu edilmek mi istediniz?Hep tüketmeyi,yoketmeyi,ağlatmayı kendinize bir borç mu bildiniz?Yaşama ne verdiniz?Kime faydalı oldunuz?Kim için yoruldunuz,vs. sorular sorular..
  
  Küçük insanlar büyük yaygara koparırlar.Beyinlerinde hep alma bir vantuz gibi herkesin hayatını içine çekme girişimi yaşarlar.Ve sürekli sürekli görselliklerini sanal bir dünyada sergileme ihtiyacı duyarlar.Beyinlerinde kendilerinin de inanmadığı birtakım duyguların varmış ya da yokmuş gibi paranoyasını yaşarlar..
  
  Küçük insanlar küçük meselelerden büyük büyük şüpheler yaratırlar.Onların inanç sisteminde egoistlik,narsistlik ve devamlı kendine dönüş vardır.Onların beyinleri hiç gelişmez.Onlar fiziki görüntüye önem verirler ve materyalist bir hayat yaşarlar.Onlar sadece mutlu olmak için etraflarında dalkavuklar taşır.Onlar kendilerine dönüp özeleştiri yapmaktan acizdirler..

  Küçük insanlar kendilerini sürekli anlatma ihtiyacı duyarlar.Etrafınıza bakın. 'Ben aslında çok iyi kalpliyim.','Ben okudum.','Benim kalbim çok temiz.','Ben çok güzel yemek yaparım.','Aşkım,canım,cicim,hayatım,vb.','Hadi giyinelim.','Hadi gezelim.' gibi yaratıcı sözler onları tanımlar..

  Sürekli kendilerini anlatırlar.Hiç dinlemezler.Dinlediklerinde de mutlaka onları üzecek bir şey bulurlar.Çünkü yaraları vardır;gocunurlar..

  Sorumsuzlardır.Herkes onlar için bir basamaktır.Ama bilmedikleri bir şey vardır.Merdiven hem yukarı hem aşağı doğrudur.

  Hayat böylelerinin yetiştirdiği anlamsız ve değersiz,huzur bozan mutsuz eden insanlarla bezenmiştir.Ümit ediyorum ki biz onlardan olmayız..

İnsanoğlunun Törpüyle Sınavı




  İnsanoğlu nedense hayatı sorgulamaya mutsuz ve sıkıntıdayken başlar.Siz hiç gördünüz mü mutluluktan verem olmuş ya da psikolojisi bozulmuş bir insan..Çünkü hayat beş duyudan ibaret değil.Yaşadığımız birçok olay,içinde kendimiz olmadığı sürece bizim için sadece hayat felsefesidir.Yaşamın içinde birebir çarpa çarpa bedeni,yora yora beyni,acıta acıta kalbi;sonuçta insanoğlu alamadığında bulamadığında ve veremediğinde kendinden ve karşısındakinden eksiklikleri,hep bir huzursuzluk içinde yaşamaya ya da yaşatmaya devam edecektir.Zaten beynin gerçekte işlevi budur.Ancak insanoğlu kendine ait bir takım gelenekler,inançlar ve alışkanlıklar sonucunda kararını el yordamıyla deneyerek hatalarıyla yüzleşerek hayatla barışık olmaya çalışmalıdır.Çünkü insan,bir demirci ustasının demire kor alev altında n'asıl şekil verdiğini bir sanatçının ince ince sanatı ne şekilde işlediğini bilir ve sonucunda bu kadar törpülenmeye karşı çıkan kişinin,kendine saygı duyduğunda hayata duruşu sabitlenir.Ve kendine yaptığı yolculuk tamamlanır;ebedi olarak kendisinde kalır.Harikulade ve her şeyiyle gelişmiş olan insan kesinlikle mutlak yaratıcının eseridir..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...